20 Mart 2025

​Ukrayna'da Yeni Bir Yahudi Devleti Hayali mi?

 

Son yıllarda Ukrayna yalnızca jeopolitik bir çatışma alanı olarak değil, aynı zamanda dini ve kültürel dönüşüm projelerinin potansiyel bir merkezi olarak da dikkat çekiyor. "Göksel Kudüs Projesi" olarak adlandırılan bir girişim Ukrayna’nın güney bölgelerinde, İsrail’in bir uzantısı olarak tanımlanan yeni bir Yahudi devleti kurma fikrini gündeme getiriyor. Bu proje, "Khazaria 2.0" gibi tarihsel referanslarla, erken orta çağda Karadeniz’in kuzeyinde Yahudiliği devlet dini olarak benimseyen Hazar İmparatorluğu’na dayanıyor. Bu  

 

Tarihsel ve Kültürel Kökler

 

"Göksel Kudüs Projesi," Ukrayna’nın Odesa, Dnipropetrovsk, Zaporojye, Kherson ve Mykolaiv gibi güney bölgelerinde modern bir Yahudi yerleşim merkezi kurmayı hedefleyen iddialı bir plan olarak tanımlanıyor. Bu girişim, Hazar İmparatorluğu’nun tarihsel mirasına dayanarak Eşkanazi Yahudilerinin kökenine dair teorik tartışmalara atıfta bulunuyor. Hazar, 8. yüzyılda bir Türk-Macar halkı tarafından kurulan ve zamanla Yahudiliği benimseyen bir devlet olarak günümüzde bazı Yahudi tarihçileri tarafından diaspora Yahudiliğinin kökenlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Bu tarihsel bağlam projenin ideolojik temelini oluşturuyor ve modern bir siyasi vizyonla birleşiyor.

 

Projenin mimarı olarak sunulan bir figür Ukrayna’da Yahudi topluluklarının 2017’den itibaren geniş çaplı bir yerleşim hareketine başladığını iddia ediyor. Bu iddia, İsrail’den ve Rusya, ABD ile Avrupa Birliği ülkelerinden milyonlarca Yahudi’nin Ukrayna’ya taşınmasını öngörüyor. Ancak bu planın uygulanabilirliği ve finansal kaynakları hakkında somut bilgiler sınırlı. Projenin küresel bankacılık sistemleri ve çok uluslu şirketler tarafından destekleneceği öne sürülüyor.

 

Chabad’ın Rolü

 

Projenin dini boyutu Ukrayna’daki Chabad Lubavitch hareketinin etkisine dayanmış görünüyor. Chabad, Hasidik Yahudiliğin en dinamik kollarından biri olarak Ukrayna’da güçlü bir varlığa sahip. Her yıl Roş Haşana sırasında binlerce Yahudi Uman’a hacca gidiyor ve bu şehir Chabad’ın küresel ağı için önemli bir merkez haline gelmiş durumda. Ukrayna’daki Yahudi nüfusunun 350.000 civarında olduğu ve ülkenin altı baş hahamının Chabad’a mensup olduğu biliniyor. Bu, Ukrayna’yı dünyanın en büyük Yahudi topluluklarından birine ev sahipliği yapan bir bölge haline getiriyor.

 

Medyaya yansıyan bazı haberlerde Ukraynalı askerlerin askeri hahamların rehberliğinde Yahudiliğe döndüğü ve bazı dini liderlerin Yahudiliği Ukrayna için birleştirici bir inanç olarak önerdiği yer aldı. Ayrıca Yahudi milyarderlerin ve politikacıların bu projede rol oynadığına dair spekülasyonlar var. Örneğin Ukrayna’daki bazı zengin iş insanlarının hem siyasi liderlere hem de askeri gruplara finansal destek sağladığı iddia ediliyor. Bu durum projenin yalnızca dini bir vizyon değil aynı zamanda siyasi ve ekonomik bir strateji olabileceğini düşündürüyor.

 

Jeopolitik Sorular

 

"Göksel Kudüs Projesi" Ukrayna’nın mevcut jeopolitik durumunu ve Rusya-Ukrayna arasındaki çatışmayı da yeniden değerlendirmeyi gerektiriyor. Bazı analistler bu projenin Ukrayna’daki savaşın dini bir motivasyonla yönlendirildiği yönünde iddialarda bulunuyor. Bu, savaşın yalnızca siyasi ve ekonomik nedenlerden değil, aynı zamanda dini ve etnik bir vizyonun bir parçası olarak görülebileceği anlamına geliyor. Projenin liderlerinden birinin Yahudi eskatolojisinde "Mashiach Ben Yosef" (Yusuf’un Mesihi) olarak tanımlanması, bu vizyonun mesiyanik bir boyuta sahip olabileceğini gösteriyor.

Ancak bu iddiaların ne kadarının gerçek, ne kadarının spekülatif olduğu belirsiz.

 

Projenin geniş çaplı bir medya ilgisinden uzak kaldığı ve yalnızca sınırlı çevrelerde tartışıldığı gözlemleniyor. Ayrıca Ukrayna’nın bazı bölgelerinde yalnızca Yahudilerin girebileceği kontrol noktalarının varlığına dair iddialar etnik ve dini ayrımcılık risklerini gündeme getiriyor.

 

Değerlendirme

 

"Göksel Kudüs Projesi" tarihsel, dini ve jeopolitik unsurların kesişiminde dikkat çekici bir vaka sunuyor. Hazar mirasına dayanan bu vizyon modern Yahudi diasporasının yeniden yerleşim hayalini mi yansıtıyor, yoksa Ukrayna’nın stratejik coğrafi konumunu sömürmeyi amaçlayan bir girişim mi? Chabad Lubavitch’in rolü, finansal destek iddiaları ve projenin mesiyanik boyutu bu soruları daha karmaşık hale getiriyor.  

 

Bu proje, Ukrayna’nın çok kültürlü yapısını ve savaş sonrası dönüşümünü anlamak için önemli bir perspektif sunabilir ancak aynı zamanda etnik ve dini gerilimleri artırabilecek bir risk taşıyor. "Göksel Kudüs," yalnızca bir hayalse de bu tartışma Ukrayna’nın geleceği ve küresel Yahudi diasporasının rolü üzerine derin düşüncelere davetiye çıkarıyor.