Ukrayna'da Yeni Bir Yahudi Devleti Hayali mi?
Son yıllarda Ukrayna yalnızca
jeopolitik bir çatışma alanı olarak değil, aynı zamanda dini ve kültürel
dönüşüm projelerinin potansiyel bir merkezi olarak da dikkat çekiyor.
"Göksel Kudüs Projesi" olarak adlandırılan bir girişim Ukrayna’nın
güney bölgelerinde, İsrail’in bir uzantısı olarak tanımlanan yeni bir Yahudi
devleti kurma fikrini gündeme getiriyor. Bu proje, "Khazaria 2.0"
gibi tarihsel referanslarla, erken orta çağda Karadeniz’in kuzeyinde Yahudiliği
devlet dini olarak benimseyen Hazar İmparatorluğu’na dayanıyor. Bu
Tarihsel ve Kültürel Kökler
"Göksel Kudüs Projesi,"
Ukrayna’nın Odesa, Dnipropetrovsk, Zaporojye, Kherson ve Mykolaiv gibi güney
bölgelerinde modern bir Yahudi yerleşim merkezi kurmayı hedefleyen iddialı bir
plan olarak tanımlanıyor. Bu girişim, Hazar İmparatorluğu’nun tarihsel mirasına
dayanarak Eşkanazi Yahudilerinin kökenine dair teorik tartışmalara atıfta
bulunuyor. Hazar, 8. yüzyılda bir Türk-Macar halkı tarafından kurulan ve zamanla
Yahudiliği benimseyen bir devlet olarak günümüzde bazı Yahudi tarihçileri
tarafından diaspora Yahudiliğinin kökenlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Bu tarihsel bağlam projenin ideolojik temelini oluşturuyor ve modern bir siyasi
vizyonla birleşiyor.
Projenin mimarı olarak sunulan bir
figür Ukrayna’da Yahudi topluluklarının 2017’den itibaren geniş çaplı bir
yerleşim hareketine başladığını iddia ediyor. Bu iddia, İsrail’den ve Rusya,
ABD ile Avrupa Birliği ülkelerinden milyonlarca Yahudi’nin Ukrayna’ya
taşınmasını öngörüyor. Ancak bu planın uygulanabilirliği ve finansal kaynakları
hakkında somut bilgiler sınırlı. Projenin küresel bankacılık sistemleri ve çok
uluslu şirketler tarafından destekleneceği öne sürülüyor.
Chabad’ın Rolü
Projenin dini boyutu Ukrayna’daki
Chabad Lubavitch hareketinin etkisine dayanmış görünüyor. Chabad, Hasidik
Yahudiliğin en dinamik kollarından biri olarak Ukrayna’da güçlü bir varlığa
sahip. Her yıl Roş Haşana sırasında binlerce Yahudi Uman’a hacca gidiyor ve bu
şehir Chabad’ın küresel ağı için önemli bir merkez haline gelmiş durumda.
Ukrayna’daki Yahudi nüfusunun 350.000 civarında olduğu ve ülkenin altı baş
hahamının Chabad’a mensup olduğu biliniyor. Bu, Ukrayna’yı dünyanın en büyük
Yahudi topluluklarından birine ev sahipliği yapan bir bölge haline getiriyor.
Medyaya yansıyan bazı haberlerde Ukraynalı
askerlerin askeri hahamların rehberliğinde Yahudiliğe döndüğü ve bazı dini
liderlerin Yahudiliği Ukrayna için birleştirici bir inanç olarak önerdiği yer
aldı. Ayrıca Yahudi milyarderlerin ve politikacıların bu projede rol oynadığına
dair spekülasyonlar var. Örneğin Ukrayna’daki bazı zengin iş insanlarının hem
siyasi liderlere hem de askeri gruplara finansal destek sağladığı iddia
ediliyor. Bu durum projenin yalnızca dini bir vizyon değil aynı zamanda siyasi
ve ekonomik bir strateji olabileceğini düşündürüyor.
Jeopolitik Sorular
"Göksel Kudüs Projesi"
Ukrayna’nın mevcut jeopolitik durumunu ve Rusya-Ukrayna arasındaki çatışmayı da
yeniden değerlendirmeyi gerektiriyor. Bazı analistler bu projenin Ukrayna’daki
savaşın dini bir motivasyonla yönlendirildiği yönünde iddialarda bulunuyor. Bu,
savaşın yalnızca siyasi ve ekonomik nedenlerden değil, aynı zamanda dini ve
etnik bir vizyonun bir parçası olarak görülebileceği anlamına geliyor. Projenin
liderlerinden birinin Yahudi eskatolojisinde "Mashiach Ben Yosef"
(Yusuf’un Mesihi) olarak tanımlanması, bu vizyonun mesiyanik bir boyuta sahip
olabileceğini gösteriyor.
Ancak bu iddiaların ne kadarının
gerçek, ne kadarının spekülatif olduğu belirsiz.
Projenin geniş çaplı bir medya
ilgisinden uzak kaldığı ve yalnızca sınırlı çevrelerde tartışıldığı
gözlemleniyor. Ayrıca Ukrayna’nın bazı bölgelerinde yalnızca Yahudilerin
girebileceği kontrol noktalarının varlığına dair iddialar etnik ve dini
ayrımcılık risklerini gündeme getiriyor.
Değerlendirme
"Göksel Kudüs Projesi"
tarihsel, dini ve jeopolitik unsurların kesişiminde dikkat çekici bir vaka
sunuyor. Hazar mirasına dayanan bu vizyon modern Yahudi diasporasının yeniden
yerleşim hayalini mi yansıtıyor, yoksa Ukrayna’nın stratejik coğrafi konumunu
sömürmeyi amaçlayan bir girişim mi? Chabad Lubavitch’in rolü, finansal destek
iddiaları ve projenin mesiyanik boyutu bu soruları daha karmaşık hale
getiriyor.
Bu proje, Ukrayna’nın çok kültürlü
yapısını ve savaş sonrası dönüşümünü anlamak için önemli bir perspektif
sunabilir ancak aynı zamanda etnik ve dini gerilimleri artırabilecek bir risk
taşıyor. "Göksel Kudüs," yalnızca bir hayalse de bu tartışma
Ukrayna’nın geleceği ve küresel Yahudi diasporasının rolü üzerine derin
düşüncelere davetiye çıkarıyor.