05 Aralık 2024

​Tarihsel savunma örnekleriyle Gazze direnişinin analizi

 

 

Tarih boyunca şehirlere yönelik yapılan kuşatmalar yalnızca askeri stratejilerin değil aynı zamanda insan iradesinin ve direniş gücünün sınandığı en zorlu koşulları temsil etmiştir. Truva, Kartaca, Stalingrad, ve Saraybosna gibi kuşatmalar her biri farklı coğrafyalarda ve dönemlerde gerçekleşmiş olsalar da ortak bir direniş ruhunu taşımaktadır. Günümüzde Gazze kuşatması bu tarihsel örneklerle kıyaslanabilir bir mücadele alanı sunmaktadır. Gazze’nin direnişi yukarıdaki tarihsel kuşatmalarla kıyaslanarak analiz edilecek; direnişin zor koşulları ve destansı yönleri ele alınacaktır.

Truva ve Kartaca: Gazze’nin Tarihsel Karşılığı

Truva ve Kartaca savunmaları üstün askeri güçlere karşı verilen uzun süreli mücadelelerin simgesidir. Gazze de benzer şekilde, modern silahlarla donatılmış bir ordunun karşısında oldukça kısıtlı kaynaklarla varlığını sürdürmeye çalışmaktadır. Truva uzun süre kuşatma altında kalmasına rağmen halkın direnişi efsaneleşmiştir. Gazze’nin direnişi de Truva’daki gibi kültürel ve tarihi bir miras koruma mücadelesine benzemektedir. Roma İmparatorluğu'na karşı 3 yıl direnen Kartaca gibi Gazze de dünya kamuoyunun gözü önünde ekonomik ambargolara ve askeri saldırılara karşı direnmektedir.

Stalingrad ve Leningrad: Gazze’nin Modern Analojisi

Gazze’nin bugünkü durumu aynı zamanda Stalingrad ve Leningrad kuşatmalarına benzerlik göstermektedir: Stalingrad’da Nazi Almanyası’nın yoğun saldırılarına karşı halkın topyekûn savunması Gazze’nin sürekli bombalanma altındaki durumunu hatırlatmaktadır. Leningrad da ise 900 gün süren kuşatma sırasında halkın açlık, hastalık ve yoğun saldırılara rağmen teslim olmaması Gazze’nin direniş ruhunu temsil eden bir başka örnektir.

Kaynakların Yetersizliği ve İnsanî Koşullar

Gazze, kuşatmanın başlamasından bu yana temel ihtiyaçlara erişimde ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. Özellikle elektrik ve su altyapısının %90’dan fazlası kullanılamaz hale gelmiştir. Sağlık hizmetleri durma noktasına gelmiş, 2024 itibarıyla Gazze’de kişi başına düşen doktor sayısı %70 oranında azalmıştır. BM verilerine göre Gazze nüfusunun %80’i insani yardıma muhtaç durumdadır. Bu durum Stalingrad ve Leningrad’daki halkın açlık ve yoksunluk içinde direnme mücadelesine benzer bir tablo ortaya koymaktadır.

Sürekli Bombardıman ve Askeri Operasyonlar

Gazze, 7 Ekim’den bugüne yoğun askeri saldırılara maruz kalmıştır. Bugüne kadar İsrail ordusu tarafından düzenlenen saldırılarda 50 bine yakın sivil hayatını kaybetmiştir. Üstelik Gazze’de kullanılan modern silahlar Paris ve Sarajevo kuşatmalarında kullanılan geleneksel silahlarla kıyaslanamayacak düzeyde yıkıcıdır. Tarihi Orleans Kuşatması’nda Jeanne d’Arc’ın liderliğinde kazanılan zafer Gazze’nin halk direnişine benzer bir dayanışma örneği sunmaktadır. Halep kuşatmasında ise halkın şehirlerini koruma arzusu Gazze’deki sivillerin toplumsal bir direniş inşa etmesiyle benzerlik göstermektedir.

Gazze’nin Savunma Dinamikleri

Gazze’nin direnişinde öne çıkan temel dinamikler şunlardır:

Toplumsal Direniş: Gazze’deki kadın ve çocukların bile direnişe katkı sağlaması onun büyük bir direniş sembolü olmasına neden olmuştur.

Kültürel Direniş: Gazze yalnızca fiziksel değil,kültürel bir direnişin de merkezidir. Filistin bayrağı, sanat ve edebiyat, direnişin sembolleri haline gelmiştir.

Tünel Ağı: Gazze halkı saldırılara karşı tüneller inşa ederek hem lojistik hem de savunma amaçlı bir altyapı oluşturmuştur.

Gazze’nin Tarihsel Süreçte Zafer Umudu

Gazze’nin direnişi tarihsel olarak kazanılması zor görülen kuşatmalardan elde edilen zaferlerin ışığında değerlendirilebilir: Örneğin Stalingrad’da uzun süren kuşatma sonunda Nazi orduları geri çekilmek zorunda kalmıştır. Yine Osaka daToyotomi yönetiminin çöküşüyle sonuçlansa da direniş Japon tarihine büyük bir onur olarak geçmiştir. Gazze, aynı tarihsel örneklerde olduğu gibi direnişini sürdürebildiği takdirde kendi zafer hikayesini yazacaktır.

Gazze, Tarihin Onur Sayfasında Yerini Alacak

Tarih boyunca kuşatmalar güçlülerin zaferiyle değil direnenlerin onuruyla hatırlanmıştır. Truva’dan Stalingrad’a, Saraybosna’dan Cezayir’e kadar direnişin sembolü olan şehirler Gazze’nin de mücadelesinde birer ilham kaynağıdır. Gazze’nin direnişi sadece Filistin halkının değil tüm insanlığın hak, adalet ve özgürlük mücadelesinin bir sembolü olarak tarihe geçecektir. Öyle ya da böyle tarihteki diğer örnekler gibi Gazze tarih boyunca zaferle anılacaktır.