Takım ruhu şampiyonluk getirir
DİNİ
YAYINLARI KONUŞTUK
19
Kasım 2024 Salı günü Personel Buluşması özel gündemi ile Diyanet İşleri Başkanı Dini Yayınlar Genel Müdürü
muhterem Cafer Tayyar Doymaz hocamız aramızdaydı. Kendileriyle Bağcılar Müftümüz
muhterem Ömer Kayhan hocamızın makam odasında tanışma, görüşme ve konuşma imkanı bulduk. İstanbul’a kültür, sanat, edebiyat,
kitabiyat ve fikriyat için gelmiş birisi olarak Dini Yayınlar Genel müdürümüzü
hemen yanı başımızda bulunca kendimizi kitap kokulu bir sohbetin tam orasında
bulduk. Hocamızdan iktibas ettiğimiz pozitif enerjiden aldığımız güç
ile yarım saat içinde dini
yayınların birçok boyutunu ele alma imkanı bulduk. Öncelikle ağır misafirimizin
anlattıklarına kulak kesildik. Altın çağını yaşayan dini yayınlardaki atılım ve
açılımın Türkiye’deki ve Dünya’daki yansımalarını
kemali dikkat ve ciddiyetle dinledik.
GÖREVİMİZ
OKUNACAK KİTAPLAR YAYINLAMAK
Söz,
kitaplardan açıldı. Sohbet meclisini teşkil eden hazirun insanların artık
eskisi kadar okumadıklarını ifade edince genel müdürümüz meseleyi tek cümle ile
özetledi:
‘’Bizim
vazifemiz okunacak kitaplar neşretmek, gerisi kitapların okunmasını sağlayacak
yetkililerin işi.’’
HAKLI
BİR SERZENİŞ
Ağır
misafirimizle dini yayınların geldiği ve gittiği yeri konuşuyoruz. Genel
müdürümüz sözün tam burasında öyle bir serzenişte bulunuyor ki; hak vermemek
elde değil.
‘’Genelde
Diyanet İşleri Başkanlığı özelde de Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü olarak bütün
gözlerin ve dikkatlerin üzerimizde olduğunu iliklerimize kadar hissediyoruz.
Bir
bakıyorsunuz bir faaliyetimizden dolayı bir kesim bizim çok ileri gittiğimizi
düşünürken, başka bir kesimde hayli geri de kaldığımızı düşünüyor. Bu da bizim
bir şeyi yaparken adeta kılı kırk yarmamızı gerektiriyor.’’
İŞTE
DİYANET NE SORACAKSANIZ SORUN
Tam
kahvelerin içildiği, sohbetinde hayli koyulaştığı bir anda genel müdürümüzün
aktardığı şu anektod Diyanet İşleri Başkanlığı’nın çalışmalarındaki şeffaflık
ve özgüveni resmetmesi bakımından fevkalade anlamlıydı. Yakın zamanda Diyanet İşleri
Başkanımız Prof.Dr.Ali Erbaş hocamızın
başkanlığında bütün Diyanet ekibi İSAM’da Türkiye’nin önde gelen birçok sivil
toplum kuruluşunun başkan ve yöneticileri ile önemli bir buluşma gerçekleşti. Bu
buluşmada başkanımız onlara dedi ki ’’Başkanı ve ekibi ile Diyanet işte
huzurunuzda. Buyurun ne soracaksanız sorun, ne önerecekseniz önerin’’
ESKİMEYEN
DERGİLER
Genel
müdürümüz bir ara sehpa üzerindeki bazı dergilerin birkaç ay önceki eski
dergiler olmasına atıfta bulununca bendenize de hocamızın ve müftümüzün engin
hoşgörülerine sığınarak nükteyi
patlatmak düştü: ’’Hocam bence suç sizde. Çünkü son okuma tarihi geçmeyen yani
eskimeyen dergiler çıkarıyorsunuz. Böylece
tarihte gözden kaçıyor.’’
Bu
latife sohbet meclisindeki herkesi
güldürdü.
DÖRT
ÖNERİ
Görüşlerimizi
alma ve önerilerimizi dinleme nezaketi gösteren Dini Yayınlar Genel müdürümüz
Cafer Tayyar Doymaz hocamıza şu dört öneride bulundum:
1-Diyanet
ilmi derginin tekrar matbu olarak yayınlanması
2-Diyanet
İşleri Başkanlığı’nın düzenlediği kitap ve kültür fuarının isminin tekrar Dini Yayınlar
Kitap Fuarı olarak değiştirilmesi
3-Özellikle
kitap evi bulunmayan il ve ilçelerde gezici kütüphane uygulamasının tekrar
başlaması.
4-Dergilerde
yayınlanan söyleşilerin kitaplaşması
(Diğer
önerilerimizi genel müdürümüze bir dosya halinde arz ettik.)
ZORLUKLAR
İNSANI DİRİ TUTAR
Saat
14:30. Beklenen buluşma için Bağcılar
Belediye sahnesindeyiz. Şimdi söz kürsünün ağır misafiri Dini Yayınlar Genel
müdürü Cafer Tayyar Doymaz hocamızda.
Hocamız
‘’yüksek otursan da engin konuş’’
tavsiyesine harfiyen riayet ediyor. Personel
buluşmasının bir sohbet ve muhabbet iklimine dönüşmesi için cümlelerini talimat
makamında değilde tavsiye vezninde
kuruyor. Üslubu, jestleri ve mimikleriyle ‘’Ankara’dan geldiğime bakmayın. İçinizden
biriyim.’’diyor. Konuşmanın hasbiliği, programın resmiliğine unutturuyor.
Hitabında
Karadeniz ve İç Anadolu lehçelerini mecz ediyor. Bu minval üzere anlatılanlar
da dinleyenleri mest ediyor.
Konuşmasına
kalem ve kelamı Yaratan Allah’a hamd ve sözleri ile gönüllere inşirah veren
rahmet elçisine salat ve selam ederek başlıyor. Hatıralar, hikayeler, nükteler
ve latifelerle süslediği konuşmasının satır aralarında genel müdürümüz bakınız
neler söylüyor: ’’Tebliğ ve temsil ettiğimiz değerler itibariyle Diyanet İşleri
başkanlığı ve personeli olarak biz Evelallah bu milletin mayasıyız. Meslek
hayatımda 24.yılı çalışıyorum.24 yıl nasılda geçmiş böyle. Zaman su gibi
akıyor. Geride yaptıklarımız ve yapamadıklarımız kalıyor. Her ne sebeple olursa
olsun görev mahallimizi uzun süre terk ettiğimizde düzenimiz bozulur, cemaatimizde
darmadağın olur. Her ne kadar ibadetlerini aksatıp bazı günahlar işleyenler
olsa da bu millet dinine, diyanetine saygılıdır, sevdalıdır. Asla laf
söyletmez. Diyanet İşleri başkanlığı olarak bugün 38 ayrı dilde Kur’an-ı Kerim
meali yayınlamış bulunmaktayız. Hatırlayın! caminize gelip, Kur’an-ı Kerim
öğrenmek isteyen çocuklarımızı yaşlarından dolayı alamadığımız günler yaşadık.
Bugün
her yaştan çocuklarımıza Kur’an-ı Kerim öğretecek babayiğitler arıyoruz. Zorluklar
insanı diri tutar. Bugün Gazze her şeye rağmen neden meydan okuyor? Rahatlığa
alışıp ta gevşemediği için.
Dünya’da
futbolun en iyi oynanıp, yaygın olduğu ülke Brezilya olmasına rağmen
2014
yılındaki Dünya Kupası yarı final maçında
sahada takım ruhuyla futbol oynadığı için Almanya Brezilya’yı 7-1 gibi büyük bir farkla mağlup etmişti.
Her
alanda olduğu gibi din hizmetlerinde de başarının yolu ekip ruhuyla çalışmaktan
geçiyor.’’