28 Kasım 2024

Kudüs; Türkiye'deki toplumsal algı ve farkındalık

Kudüs tarih boyunca kutsal bir şehir olmasının yanısıra farklı kültürlerin bir arada yaşama deneyimini temsil eden eşsiz bir miras olmuştur. Ancak günümüzde Kudüs fanatik bir Siyonist-Faşist anlayışın işgali altında dini ve kültürel dokusunu tehdit eden bir trajediyi yaşamaktadır. Bu bağlamda Türkiye toplumu için Kudüs sadece bir şehir değil aynı zamanda tarihsel, dini ve kültürel bir aidiyetin sembolüdür.

ARGETUS Araştırma ve Bilimsel Organizasyon tarafından, Mirasımız Kudüs Derneği için yapılan "Türkiye’de Kudüs Algısı Araştırması" Türk toplumunun Kudüs ve Mescid-i Aksa hakkındaki algı ve farkındalık düzeyini anlamaya yönelik kapsamlı bir çalışmadır. 26 ilde 18-65 yaş arası 1933 katılımcıyla gerçekleştirilen bu araştırma Kudüs’e yönelik dini, kültürel ve siyasi hassasiyetlerin boyutlarını ortaya koymuştur.

1. Kudüs ve Türkiye Toplumundaki Algısı

Araştırmaya katılanların %43,4’ü Kudüs’ü kutsal bir yer olarak tanımlarken, %45,0’ı barışın sağlanmasının Kudüs için en önemli öncelik olduğunu belirtmiştir. Bu veriler Kudüs’ün Türk toplumunun hafızasında manevi bir yer edinmekle kalmayıp, aynı zamanda bir barış sembolü olarak algılandığını göstermektedir.

Araştırmada Kudüs’ü ziyaret edenlerin %100’ü Kıble Mescidi’ni görmenin manevi bir atmosfer yarattığını ifade etmiştir. Bununla birlikte katılımcıların %70,3’ü Kudüs’ü henüz ziyaret etmemiş, ancak gitmek istediğini belirtmiştir. Bu durum Kudüs’ün kültürel ve dini bağlamda sahiplenildiğini ancak bölgenin güvenlik sorunlarının ziyaret oranlarını etkilediğini göstermektedir.

2. Kudüs’te Bilinç ve Farkındalık Seviyeleri

Katılımcıların %41,2’si Kudüs ve Mescid-i Aksa hakkında orta düzeyde bilgiye sahip olduğunu ifade etmiş, %31,5’i ise bilgi düzeyinin düşük olduğunu belirtmiştir. Kudüs denildiğinde akla gelen ilk kavramların savaş (%14,7), kutsal topraklar (%12,0) ve soykırım/katliam (%11,6) olması, bilincin büyük oranda duygusal ve insani trajedilerle şekillendiğini ortaya koymaktadır.

Mescid-i Aksa, katılımcıların %21,6’sı tarafından “ilk kıble” olarak tanımlanmış, %13,1’i soykırım/katliam ve %12,4’ü kutsal topraklar olarak değerlendirmiştir. Bu veriler dini ve tarihsel anlamda Mescid-i Aksa’nın farkındalık düzeyinin belirli bir düzeyde olduğunu, ancak bu farkındalığın bilgiye dönüşmesinde eksiklikler bulunduğunu göstermektedir.

3. Bilgi ve İletişim Kaynaklarının Rolü

Araştırmada katılımcıların %77,1’i Kudüs ve Mescid-i Aksa ile ilgili gelişmeleri televizyon aracılığıyla takip ettiğini belirtmiştir. Bu durum televizyonun hala en etkili bilgi kaynağı olduğunu göstermektedir.

Sosyal medya (%50,8) ve internet (%41,3) gibi dijital platformlar Kudüs’e dair bilgilerin aktarılmasında giderek artan bir öneme sahiptir. Ancak bu platformların daha çok güncel haber odaklı olduğu ve kalıcı bir Kudüs farkındalığı yaratmada yeterli olmadığı görülmektedir.

4. Politikalar ve Strateji Beklentileri

Katılımcıların %44,0’ı Türkiye’nin Kudüs’e yönelik dini özgürlüklerin korunması konusunda daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca İslam dünyasının barış süreçlerinde daha fazla inisiyatif alması gerektiği yönünde güçlü bir beklenti bulunmaktadır.

Katılımcıların %58,6’sı Kudüs ile ilgili toplumsal bilincin artırılması için kamu bilgilendirme kampanyalarının düzenlenmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu kampanyaların, dijital platformlar ve çevrimiçi diyalog oturumlarıyla desteklenmesi önerilmektedir.

5. Kudüs ve Türkiye Toplumunda Birliktelik Dinamikleri

Araştırma Kudüs’ün Türk toplumunda hem dini hem de insani trajedilerle ilişkilendirilen bir hassasiyet alanı olduğunu göstermiştir. Bu durum Kudüs’ün sadece bir coğrafi bölge değil aynı zamanda kültürel ve manevi bir aidiyetin sembolü olarak algılandığını ortaya koymaktadır.

Eğitim düzeyi arttıkça Kudüs hakkında bilgi sahibi olanların oranında artış görülmüştür. Genç yaş grubu ise Kudüs’e dair farkındalığın artırılması gereken en önemli hedef kitlelerden biri olarak dikkat çekmektedir.

Sonuç: Kudüs, Toplumsal Hafızada Bir Miras

Türkiye’de Kudüs algısı toplumun dini ve manevi değerlerine güçlü bir şekilde bağlıdır. Ancak araştırma bilgi düzeyinin sınırlı olduğunu ve bu durumun bilinçlendirme çalışmalarıyla aşılabileceğini göstermiştir. Kudüs, yalnızca tarihsel bir şehir değil aynı zamanda Türkiye toplumu için bir aidiyet ve dayanışma sembolüdür. Bilinç ve farkındalığın artırılması Kudüs’ün kültürel ve dini önemine dair sürdürülebilir bir yaklaşım geliştirilmesi için kritik bir adım olacaktır.

Bu bağlamda Türkiye’nin Kudüs konusunda daha aktif bir politika izlemesi ve toplumsal farkındalık kampanyalarının artırılması Kudüs’ü bir miras olarak sahiplenme sürecini güçlendirecektir.