30 Aralık 2024

​Kudüs, Gazze ve Batı Şeria: Sessizliğin Soykırıma Dönüştüğü Yerler

 

Dünyanın bir yıldan fazladır somut manada sessiz kaldığı bir trajedi önümüzde tüm yakıcı gerçekliğiyle duruyor. Gazze, Batı Şeria ve Kudüs yüz yılların tarihi ve kültürel mirasının üzerine örtülen bir baskı ve zulüm sarmalıyla boğuşuyor. Ancak şu bir gerçektir ki bu coğrafyada yaşananlar sadece bir halkın değil insanlığın vicdanının da derin bir yarasıdır.

 

Gazze: Bir Ablukanın Gölgesinde Can Veren Hayatlar

 

Gazze, şu an dünya tarihinin en yüksek sivil kayıplarının yaşandığı yerlerden biri olma üzerine ilerliyor. Sadece 7 Ekim 2023'ten bu yana 56.289 kişi hayatını kaybetmiş durumda. Bunların 17.803'ü çocuk, 12.224'ü ise kadın. Bu rakamlar birer istatistik değil, her biri birer hikâye, birer yaşam, birer umut. Yaralı sayısı 107.338'e ulaşmış durumda; bu, her şehirde bir insanın acıyla kıvrandığı anlamına geliyor.

 

Abluka altındaki Gazze, elektrik, su ve kanalizasyon gibi temel altyapıdan yoksun durumda. Elektrik sadece günlük iki saat verilebiliyor; temiz suya erişim oranı ise %5'in altına düşmüş. 161.500 konut tamamen yıkılmış, 82.000 konut ise yaşanamaz halde. Gazze'deki altyapının bu derece yok edilmesi, sadece insanın yaşamını değil, geleceğe dair tüm umutlarını da hedef alıyor.

 

Sağlık sektörü ise tümden çökmüş durumda. Bombardımanlarla hedef alınan 34 hastane ve 80 sağlık ocağı hizmet veremiyor. Gazze'nin tıbbi malzeme ve personel eksikliği, hayat kurtarma şansını her gün biraz daha azaltıyor.

 

Batı Şeria: Sessiz Bir Kuşatma

 

Batı Şeria, görece daha az dikkat çekmesine rağmen, şiddet ve baskının gölgesinde yaşamaya devam ediyor. 7 Ekim'den bu yana 723 kişi hayatını kaybetti, 7.350 kişi yaralandı. Yerleşimci şiddeti sadece son birkaç ayda 1.236 saldırıyla kaydedildi. Bu süreçte en az 24 köy boşaltılırken, 8.000'den fazla kişi yerinden edilmiş durumda.

 

Arazi gaspı ise Batı Şeria'nın acı gerçeklerinden biri. 2024'ün ilk çeyreğinde 15.000 dönüm arazi “devlet arazisi” ilan edilerek yasa dışı yerleşimler için tahsis edildi. Bu, Filistin toplumunun geleceğini yok etmeye yönelik bir strateji olarak dikkat çekiyor. Ayrıca 1.150'’den fazla çocuk dâhil olmak üzere binlerce Filistinli gözaltına alınmış ve fiziksel-psikolojik baskılara maruz kalmıştır.

 

Kudüs: Kutsal Şehirde Sürekli Baskı

 

Kudüs, Yahudileştirme politikalarının ve sistematik şiddetin merkezi haline gelmiştir. 2024 yılında 360 tesis yıkılmış, 1.550 kişi evsiz kalmıştır. Mescid-i Aksa çevresindeki Yahudileştirme projeleri, kutsal mabetlerin altında yapılan kazılarla devam etmektedir. Bu kazılar, Mescid-i Aksa’nın temellerini tehdit ederken, Kudüs’teki Filistinlilerin yaşam alanlarını daraltmaktadır.

 

Kudüs'teki hak ihlalleri sadece fiziksel yıkımla sınırlı kalmamıştır. Bu yıl, 2.000 kişi tutuklanmış, 125 kişi şehirden sürgün edilmiş ve 108 kişi zorunlu ev hapsine tabi tutulmuştur. Kudüs’teki zeytin ağaçlarına yapılan saldırılar ve mahallelerin kuşatılması, Filistin toplumunu ekonomik, sosyal ve kültürel olarak zayıflatmaya yöneliktir.

 

Uluslararası Topluma Çağrı

 

Gazze, Batı Şeria ve Kudüs’te yaşanan bu trajedi, uluslararası toplumun acil harekete geçmesini gerektiriyor. Soykırımın ve insan hakları ihlallerinin durdurulması için siyasi, ekonomik ve hukuki baskı mekanizmaları devreye alınmalıdır. Sessizlik, bu trajediyi sürdürenlerin işini kolaylaştırıyor; oysa ki insanlık, sessiz kalmayacak kadar kıymetlidir.

 

Bu köşe yazısıyla amacım, bu trajediyi gözler önüne sermek ve hepimizi vicdanımızla yüzleştirmektir. Bu zulüm sona erene dek kalemimizle bu gerçekleri yazmaya devam edeceğiz.