Kudüs, Gazze ve Batı Şeria: Sessizliğin Soykırıma Dönüştüğü Yerler
Dünyanın
bir yıldan fazladır somut manada sessiz kaldığı bir trajedi önümüzde tüm yakıcı
gerçekliğiyle duruyor. Gazze, Batı Şeria ve Kudüs yüz yılların tarihi ve
kültürel mirasının üzerine örtülen bir baskı ve zulüm sarmalıyla boğuşuyor.
Ancak şu bir gerçektir ki bu coğrafyada yaşananlar sadece bir halkın değil
insanlığın vicdanının da derin bir yarasıdır.
Gazze:
Bir Ablukanın Gölgesinde Can Veren Hayatlar
Gazze,
şu an dünya tarihinin en yüksek sivil kayıplarının yaşandığı yerlerden biri
olma üzerine ilerliyor. Sadece 7 Ekim 2023'ten bu yana 56.289 kişi hayatını
kaybetmiş durumda. Bunların 17.803'ü çocuk, 12.224'ü ise kadın. Bu rakamlar
birer istatistik değil, her biri birer hikâye, birer yaşam, birer umut. Yaralı
sayısı 107.338'e ulaşmış durumda; bu, her şehirde bir insanın acıyla kıvrandığı
anlamına geliyor.
Abluka
altındaki Gazze, elektrik, su ve kanalizasyon gibi temel altyapıdan yoksun
durumda. Elektrik sadece günlük iki saat verilebiliyor; temiz suya erişim oranı
ise %5'in altına düşmüş. 161.500 konut tamamen yıkılmış, 82.000 konut ise yaşanamaz
halde. Gazze'deki altyapının bu derece yok edilmesi, sadece insanın yaşamını
değil, geleceğe dair tüm umutlarını da hedef alıyor.
Sağlık
sektörü ise tümden çökmüş durumda. Bombardımanlarla hedef alınan 34 hastane ve
80 sağlık ocağı hizmet veremiyor. Gazze'nin tıbbi malzeme ve personel
eksikliği, hayat kurtarma şansını her gün biraz daha azaltıyor.
Batı
Şeria: Sessiz Bir Kuşatma
Batı
Şeria, görece daha az dikkat çekmesine rağmen, şiddet ve baskının gölgesinde
yaşamaya devam ediyor. 7 Ekim'den bu yana 723 kişi hayatını kaybetti, 7.350
kişi yaralandı. Yerleşimci şiddeti sadece son birkaç ayda 1.236 saldırıyla
kaydedildi. Bu süreçte en az 24 köy boşaltılırken, 8.000'den fazla kişi
yerinden edilmiş durumda.
Arazi
gaspı ise Batı Şeria'nın acı gerçeklerinden biri. 2024'ün ilk çeyreğinde 15.000
dönüm arazi “devlet arazisi” ilan edilerek yasa dışı yerleşimler için tahsis
edildi. Bu, Filistin toplumunun geleceğini yok etmeye yönelik bir strateji
olarak dikkat çekiyor. Ayrıca 1.150'’den fazla çocuk dâhil olmak üzere binlerce
Filistinli gözaltına alınmış ve fiziksel-psikolojik baskılara maruz kalmıştır.
Kudüs:
Kutsal Şehirde Sürekli Baskı
Kudüs,
Yahudileştirme politikalarının ve sistematik şiddetin merkezi haline gelmiştir.
2024 yılında 360 tesis yıkılmış, 1.550 kişi evsiz kalmıştır. Mescid-i Aksa
çevresindeki Yahudileştirme projeleri, kutsal mabetlerin altında yapılan
kazılarla devam etmektedir. Bu kazılar, Mescid-i Aksa’nın temellerini tehdit
ederken, Kudüs’teki Filistinlilerin yaşam alanlarını daraltmaktadır.
Kudüs'teki
hak ihlalleri sadece fiziksel yıkımla sınırlı kalmamıştır. Bu yıl, 2.000 kişi
tutuklanmış, 125 kişi şehirden sürgün edilmiş ve 108 kişi zorunlu ev hapsine
tabi tutulmuştur. Kudüs’teki zeytin ağaçlarına yapılan saldırılar ve
mahallelerin kuşatılması, Filistin toplumunu ekonomik, sosyal ve kültürel
olarak zayıflatmaya yöneliktir.
Uluslararası
Topluma Çağrı
Gazze,
Batı Şeria ve Kudüs’te yaşanan bu trajedi, uluslararası toplumun acil harekete
geçmesini gerektiriyor. Soykırımın ve insan hakları ihlallerinin durdurulması
için siyasi, ekonomik ve hukuki baskı mekanizmaları devreye alınmalıdır.
Sessizlik, bu trajediyi sürdürenlerin işini kolaylaştırıyor; oysa ki insanlık,
sessiz kalmayacak kadar kıymetlidir.
Bu
köşe yazısıyla amacım, bu trajediyi gözler önüne sermek ve hepimizi
vicdanımızla yüzleştirmektir. Bu zulüm sona erene dek kalemimizle bu gerçekleri
yazmaya devam edeceğiz.