15 Aralık 2024

​İsrail'in Suriye operasyonları ve Türkiye'nin olası cevapları

 

Ortadoğu tarih boyunca sürekli değişen güç dengeleri ve jeopolitik mücadelelere sahne olmuştur. Suriye’deki iç savaş bölgesel aktörlerin pozisyonlarını yeniden değerlendirdiği ve mevcut boşlukları fırsata çevirdiği bir süreci beraberinde getirdi. Muhaliflerin Şam’ı ele geçirmesiyle birlikte İsrail Suriye’nin otorite boşluğundan yararlanarak askeri operasyonlarını yoğunlaştırdı. İsrail’in Suriye’deki askeri hedeflere yönelik saldırıları ve bu saldırıların olası etkileri hem bölgesel dengeleri hem de Türkiye-İsrail ilişkilerini derinden etkileyebilecek bir boyuta ulaştı. Elimizden geldiğince İsrail’in Suriye operasyonlarının etkilerini, bölgesel güç dengesi üzerindeki olası sonuçları ve Türkiye-İsrail ilişkilerinin geleceği ele alalım.

İsrail’in Suriye Operasyonları: Hedefler ve Stratejiler

İsrail, Suriye iç savaşının başlamasından bu yana Suriye topraklarındaki İran destekli gruplar ve Hizbullah unsurlarını hedef alarak güvenlik stratejisini şekillendirdi. Ancak Şam’ın muhalifler tarafından ele geçirilmesiyle birlikte İsrail’in operasyonları yeni bir boyut kazandı:

  1. Askeri Hedeflerin Sistematik İmhası: İsrail, Suriye’nin hava savunma sistemleri, savaş uçakları ve donanma gemilerini vurmayı öncelik haline getirmiştir. Bu durum, Suriye’nin askeri kapasitesini büyük ölçüde zayıflatmayı amaçlamaktadır.
  2. Stratejik Derinlik Kazanma: İsrail’in Şam’a 20 km kadar yaklaşması jeopolitik olarak Suriye’deki yeni yönetimin olası İsrail düşmanlığı söz konusu olursa bu nüfuzu azaltma çabasının bir göstergesidir.

Bu saldırılar İsrail’in bölgedeki üstünlüğünü pekiştirme çabalarının bir parçası olarak değerlendirilebilir. Ancak bu agresif stratejinin uzun vadede hangi zorluklarla karşılaşabileceği de tartışılması gereken bir husustur.

Bölgedeki Güç Dengesi ve Türkiye-İsrail Karşılaşma Senaryosu

Suriye’deki otorite boşluğu Türkiye ile İsrail arasında doğrudan bir güç mücadelesi riskini artırabilir. Bu senaryoyu değerlendirirken şu faktörler öne çıkmaktadır:

  1. Türkiye’nin Bölgedeki Pozisyonu: Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde operasyonlar düzenleyerek sınır güvenliğini sağlamayı ve mülteci krizine çözüm üretmeyi hedeflemektedir. Ancak Suriye’nin zayıflamasıyla birlikte doğrudan İsrail ile sınır komşusu haline gelme riski bulunmaktadır. Bu durum Türkiye ile İsrail arasında potansiyel bir çatışma riskini artırabilir.
  2. Jeopolitik Gerilim ve Haritanın Zorlukları: İsrail ile Türkiye arasındaki coğrafi sınır, bu iki ülkenin doğrudan çatışmasını sınırlandırabilir. Ancak Suriye’deki etkinlik mücadelesi dolaylı olarak bu iki gücü karşı karşıya getirebilir. Özellikle İsrail’in Suriye’ye yönelik operasyonları ve Türkiye’nin Suriye’deki nüfuz çabaları arasında bir çatışma zemini oluşabilir.

İsrail’in Karşılaşabileceği Zorluklar

İsrail’in Suriye’deki operasyonlarını sürdürmesi hem askeri hem de diplomatik zorlukları beraberinde getirebilir:

  1. Bölgesel Direnç: İsrail’in Suriye’de karşı karşıya kalabileceği en büyük zorluk yerel direniş gruplarının artmasıdır. Bu gruplar İsrail’in operasyonlarına karşılık olarak bölgedeki askeri varlıklarını artırabilir. Bu durum, İsrail için maliyetli ve uzun süreli bir çatışma riskini doğurabilir.
  2. Uluslararası Tepki: İsrail’in operasyonları uluslararası toplumda eleştirilere yol açabilir. Özellikle bölgesel güçlerin bu saldırıları kınaması ve uluslararası platformlarda İsrail’i sıkıştırma girişimleri İsrail’in diplomatik hareket alanını daraltabilir.
  3. İsrail’in Askeri Kapasitesi: İsrail, yüksek teknolojiye dayalı bir askeri güce sahip olsa da sürekli operasyonlar uzun vadede ekonomik ve insan kaynağı açısından yıpratıcı olabilir. Bu durum, İsrail’in bölgedeki stratejik hedeflerine ulaşmasını zorlaştırabilir.

Olası Senaryolar

İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının bölgesel dengeleri nasıl etkileyeceğine dair birkaç senaryo öne çıkmaktadır:

  1. Tam Ölçekli Çatışma: İsrail, Suriye’deki saldırılarını artırır ve muhalif gruplarla doğrudan çatışmaya girerse bölge genelinde büyük bir savaş riski doğabilir. Bu durumda Türkiye’nin pozisyonu çatışmanın seyrini belirlemede kritik rol oynayacaktır.
  2. Dolaylı Rekabet: Türkiye ve İsrail doğrudan çatışmaya girmek yerine Suriye’nin farklı bölgelerinde nüfuz mücadelesi verebilir. Bu durum, bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendirebilir.
  3. Diplomatik Çözümler: Uluslararası toplumun devreye girmesiyle Suriye’deki otorite boşluğunun bir uzlaşı çerçevesinde doldurulması sağlanabilir. Ancak bu senaryo, mevcut durumda oldukça düşük bir olasılık taşımaktadır.

Sonuç

Suriye’deki otorite boşluğu, İsrail’in güvenlik stratejileri ve bölgesel güçlerin pozisyonları arasında karmaşık bir dinamik yaratmaktadır. İsrail’in Şam’a yaklaşması ve Suriye’deki hedeflere yönelik saldırıları bölgesel dengeleri yeniden şekillendirebilir. Ancak bu süreç yeni çatışmaları ve uluslararası gerilimleri beraberinde getirebilir. Türkiye ile İsrail arasındaki olası bir güç mücadelesi bölgedeki güç dengesi açısından belirleyici bir faktör olacaktır.