27 Şubat 2025

​İsrail'in Sömürgeci Politikalarına Teolojik Kılıf

İsrail, Kudüs ve Filistin topraklarındaki işgalini meşrulaştırmak için yalnızca askeri ve siyasi yöntemlere başvurmamakta, aynı zamanda dini ve tarihsel söylemler üzerinden geniş çaplı bir algı yönetimi yapmaktadır. Yahudi yerleşimci hareketleri, İsrail hükümetinin desteklediği teolojik hak iddialarıyla güçlendirilmiş; Hristiyan Siyonizmi ve Evangelist hareketler de bu söylemi Batı’da kabul ettirmek için önemli bir araç olarak kullanılmıştır.

Ancak İsrail’in Kudüs üzerindeki hak iddialarını sorgulamak yerine Avrupa ve Amerika’da vergi mükelleflerinin paralarıyla bu dini söyleme dayalı işgal politikalarının finanse edilmesi dünya kamuoyunun göz ardı ettiği en büyük skandallardan biridir. ABD ve Avrupa halkları İsrail’in apartheid sistemini sürdürebilmesi için milyarlarca dolar harcarken kendi ülkelerinde sağlık, eğitim ve sosyal hizmetler gerilemektedir. İsrail’in Kudüs üzerindeki teolojik hak iddialarını nasıl manipüle ettiği, Yahudi yerleşimci hareketlerinin arkasındaki ideolojik motivasyonlar, Hristiyan Siyonizmi’nin bu süreçte nasıl bir rol oynadığı ve Batı dünyasının neden bu işgale destek vermeye devam ettiğini ele almaya çalışacağız.

1. İsrail’in Kudüs Üzerindeki Dini ve Tarihsel Hak İddiaları

İsrail, Kudüs’ü “ebedi ve bölünmez başkent” olarak ilan etmiş ve Filistinlileri bu şehirden sistematik olarak temizlemek için dini ve tarihsel bir anlatı geliştirmiştir. Ancak bu söylem gerçekte modern sömürgeciliğin dini söylemlerle maskelenmiş bir versiyonudur.

1.1. Yahudi Tarihinde Kudüs: Gerçekler ve Çarpıtılanlar

  • Kudüs, Yahudilik için önemli bir şehir olsa da İsrail’in iddia ettiği gibi kesintisiz bir Yahudi egemenliği altında kalmamıştır.
  • Kudüs’ün en parlak dönemlerinden biri İslam yönetimi altında olmuştur. Müslüman yönetimler Yahudilerin Kudüs’te ibadet etmesine izin vermiş ve şehri dini hoşgörü merkezi haline getirmiştir.
  • 1948’de İsrail’in kurulması ve 1967’de Kudüs’ü işgal etmesiyle birlikte Filistinlilerin kutsal şehri üzerindeki hakları yok sayılmaya başlamıştır.

1.2. İsrail’in Dini Söylemi: “Tanrı’nın Vaadi” mi, Sömürgecilik mi?

İsrail, Kudüs üzerindeki hak iddialarını Tevrat’a dayandırarak Tanrı’nın Yahudi halkına bu toprakları vaat ettiğini öne sürmektedir. Ancak bu, 21. yüzyılda uluslararası hukuku ve insan haklarını tamamen göz ardı eden bir söylemdir.

  • İsrail’in “Tanrı’nın vaadi” söylemi, Filistinlilerin yerinden edilmesini, etnik temizlik politikalarını ve Yahudi olmayan toplulukların Kudüs’ten dışlanmasını meşrulaştırmak için kullanılmaktadır.
  • Bu söylem uluslararası toplumun gözünü boyamak için kullanılsa da aslında bir dini inanç meselesi değil, siyasi bir işgalin manipülatif bir aracıdır.

Bu teolojik propaganda Batı’daki destekçileri tarafından finansal ve siyasi desteğe dönüştürülerek işgali kalıcı hale getirmektedir.

2. Yahudi Yerleşimci Hareketleri: Teolojik Fanatizmin Sömürgeciliğe Dönüşmesi

İsrail’in Kudüs üzerindeki egemenliğini pekiştirme stratejisinin en önemli bileşenlerinden biri Yahudi yerleşimcileri Filistin topraklarına zorla yerleştirme politikasıdır.

2.1. Yerleşimcilik Hareketinin Teolojik Arka Planı

  • Yahudi yerleşimci hareketleri Kudüs ve Batı Şeria’nın “İlahi vaat edilmiş topraklar” olduğu söylemiyle meşrulaştırılmaktadır.
  • Yerleşimciler, modern sömürgeci projelerin dini versiyonunu oluşturarak toprak gaspını kutsal bir görev gibi sunmaktadır.
  • İsrail hükümeti bu fanatik hareketleri finanse ederek Filistinlilerin evlerini, camilerini ve altyapılarını yıkmakta, yerlerine yasadışı yerleşimler inşa etmektedir.

Avrupa ve Amerikan vergi mükelleflerinin paraları, İsrail’in yasadışı yerleşim inşasına aktarılmakta ve Filistinlilerin toprakları üzerindeki haklarını tamamen yok etmeye yönelik projelerde kullanılmaktadır.

3. Hristiyan Siyonizmi ve Evangelistlerin İsrail Desteği

İsrail’in dini ve tarihsel söylemi yalnızca Yahudi toplumu ile sınırlı değildir. ABD’deki Evangelist Hristiyanlar ve Hristiyan Siyonist hareketler İsrail’in en büyük destekçileri arasında yer almaktadır.

3.1. Evangelistlerin İsrail’e Verdiği Fanatik Destek

  • Hristiyan Siyonistlere göre İsa’nın ikinci gelişi için İsrail’in Kudüs’ü tamamen kontrol etmesi gerekmektedir.
  • Bu nedenle, Filistinlilerin yok edilmesi veya sürgün edilmesi ilahi bir planın parçası olarak görülmektedir.
  • ABD’deki en büyük İsrail destekçisi olan Cumhuriyetçi Parti, bu Evangelist tabanı korumak için İsrail’e milyarlarca dolarlık askeri ve ekonomik destek sağlamaktadır.

3.2. İsrail’e Batı’dan Sağlanan Milyarlarca Dolar

Amerikan vergi mükellefleri, İsrail’in apartheid rejimini desteklemek için yılda yaklaşık 3.8 milyar dolar doğrudan askeri yardım sağlamaktadır.

  • Bu yardımlar Amerikalıların sağlık, eğitim ve altyapı projelerine harcanması gerekirken İsrail’in Filistinlilere karşı sürdürdüğü savaş politikalarını finanse etmektedir.
  • AB fonları, İsrail’in teknolojik ve tarımsal projelerine aktarılmakta ancak Filistinlilere yönelik insan hakları ihlallerini önlemek için neredeyse hiçbir adım atılmamaktadır.

İsrail, Batı’nın finansal desteğini alarak, işgalini ve apartheid rejimini sürdürebilmek için dini bir propaganda mekanizması oluşturmuştur.

İsrail’in Dini Söylemi, Küresel Sessizlik ve Batı’nın Çifte Standardı

İsrail, Kudüs üzerindeki hak iddialarını dini ve tarihsel bir anlatı ile süsleyerek, Filistinlilerin yok edilmesini meşrulaştıran bir sistem oluşturmuştur. Ancak bu sistem uluslararası hukuk ve insan hakları açısından tamamen geçersizdir.

Batı dünyası, kendi vatandaşlarının vergilerini İsrail’in işgaline ve savaş suçlarına harcarken kendi toplumlarındaki sağlık, eğitim ve refah sistemlerini ihmal etmektedir.

Filistin meselesi, yalnızca bir bölgesel sorun değil Batı’nın işgalci İsrail’e verdiği sorgusuz desteğin ortaya çıkardığı küresel bir adalet krizidir.

Bu çarpık sistemin sona ermesi için:

  • İsrail’in dini ve tarihsel propagandasına karşı alternatif anlatılar güçlendirilmelidir.
  • Avrupa ve ABD vatandaşları vergilerinin İsrail’in savaş suçlarına harcanmasını durdurmak için daha fazla bilinçlendirilmelidir.
  • Uluslararası hukuk mekanizmaları İsrail’in Kudüs üzerindeki yasa dışı iddialarına karşı harekete geçmelidir.

Gerçekler ortada: İsrail’in dini söylemleri emperyalizmin modern bir versiyonudur ve Batı bu oyunun en büyük finansörüdür.