14 Şubat 2025

​Hasbara'nın Küresel Kamuoyunu Yönlendirme Stratejileri

İsrail’in Kullandığı Anahtar Söylemler

İsrail, uluslararası kamuoyunu etkilemek için sadece medya organlarını ve dijital propaganda mekanizmalarını kullanmakla kalmaz aynı zamanda belirli anahtar söylemler üzerinden bir algı yönetimi yürütür. Bu söylemler, İsrail’in askeri operasyonlarını meşrulaştırmak, uluslararası hukuka aykırı eylemlerini haklı göstermek ve Filistin direnişini terörize etmek için sistematik olarak kurgulanmıştır.

1. İsrail’in Kullandığı Temel Algı Yönetimi Söylemleri

İsrail’in küresel kamuoyunda kendisini “haklı” göstermek ve eleştirileri bertaraf etmek için kullandığı belirli söylem kalıpları bulunmaktadır. Bu söylemler hem medya kuruluşları hem de hükümet yetkilileri tarafından sürekli tekrarlanarak bir gerçeklik algısı yaratmaktadır.

1.1. “İsrail’in Kendini Savunma Hakkı” Söylemi

İsrail’in soykırımlarını meşrulaştırmak için en sık kullandığı ifadelerden biri “İsrail’in kendini savunma hakkı”dır. Bu söylem, İsrail’in her türlü askeri saldırısını savunma eylemi olarak çerçeveleyerek uluslararası tepkinin önüne geçmeyi amaçlar.

  • İsrail’in Gazze’ye yönelik hava saldırıları bu söylem üzerinden “meşru müdafaa” olarak sunulur.
  • Filistinli direniş gruplarının eylemleri “provokasyon” olarak çerçevelenir ve İsrail’in “savunmaya zorlandığı” iddia edilir.
  • Uluslararası hukuk bağlamında tartışmalı olmasına rağmen bu söylem ABD ve Avrupa ülkelerinin desteğini almak için sıkça kullanılır.

Bu söylemin en büyük çelişkisi İsrail’in işgalci bir güç olması gerçeğini göz ardı etmesidir. İşgalci bir devletin işgal ettiği topraklarda askeri operasyonlarını “savunma” olarak tanımlaması uluslararası hukuka aykırıdır.

1.2. “Hamas Terör Örgütüdür” Söylemi

İsrail, Filistin direniş hareketlerini kriminalize etmek için Hamas’ı bir “terör örgütü” olarak çerçevelemekte ısrar etmektedir.

  • Batı medyasında Hamas sürekli olarak El Kaide ve IŞİD gibi örgütlerle aynı kategoriye sokulmaktadır.
  • Bu söylem İsrail’in askeri operasyonlarını haklı çıkarmak için kullanılan en önemli araçlardan biridir.
  • Hamas’a yönelik saldırılar, sivilleri de hedef alsa bile “terörle mücadele” kapsamında sunularak uluslararası kamuoyunun tepkisini en aza indirmeyi amaçlar.

Oysa ki Hamas, 2006 seçimlerini kazanan ve Gazze’yi yöneten bir siyasi harekettir. Dolayısıyla hareketi “terör örgütü” olarak etiketlemek İsrail’in Filistin’deki meşru siyasi aktörleri itibarsızlaştırma stratejisinin bir parçasıdır.

1.3. “Antisemitizm” Suçlaması

İsrail’i eleştiren akademisyenler, gazeteciler, politikacılar veya aktivistler sıklıkla “antisemitizm” suçlamasıyla karşı karşıya kalmaktadır.

  • İsrail’in Filistinlilere yönelik işlediği savaş suçlarını eleştirenler Yahudi karşıtı olmakla suçlanır.
  • Uluslararası organizasyonlar ve medya organları İsrail’i eleştirmekten kaçınmak için oto-sansür uygular.
  • İsrail lobileri bu suçlamayı sistematik bir şekilde kullanarak Filistin yanlısı anlatıyı marjinalize eder.

Buradaki en büyük manipülasyon İsrail devletini eleştirmenin Yahudi halkına yönelik bir nefret suçu gibi sunulmasıdır. Oysa ki İsrail politikalarına yönelik eleştiriler antisemitizmin bir parçası değildir. Ancak bu söylem eleştirileri bastırmak için oldukça etkili bir araç olarak kullanılmaktadır.

1.4. “Filistinliler Barış İstemiyor” Söylemi

İsrail’in uluslararası kamuoyunda oluşturduğu bir diğer önemli söylem Filistinlilerin barış istemediği, İsrail’in ise barışçıl çözümler peşinde olduğu iddiasıdır.

  • İsrail, Filistin yönetimini sürekli olarak barış sürecine “engel olmakla” suçlamaktadır.
  • Batı medyasında İsrail, “barış isteyen taraf” olarak sunulurken Filistin direniş grupları uzlaşmaz taraf olarak gösterilir.
  • Oysa İsrail, uluslararası hukuk çerçevesinde defalarca barış girişimlerini baltalamış ve Filistin’in egemenlik haklarını ihlal etmiştir.

Bu söylem İsrail’in işgal politikalarını gizlemek ve Filistinlilerin hak taleplerini geçersiz kılmak için kullanılan bir propaganda aracıdır.

2. İsrail’in Söylem Stratejilerinin Medya ve Siyaset Üzerindeki Etkileri

İsrail’in geliştirdiği bu söylemler, sadece medya aracılığıyla yayılmakla kalmaz, aynı zamanda Batılı hükümetlerin politikalarına da yön verir.

  • ABD ve Avrupa’nın İsrail Yanlısı Politikaları
    • “İsrail’in kendini savunma hakkı” söylemi ABD ve AB’nin İsrail’in askeri operasyonlarına verdiği desteğin temel argümanlarından biri haline gelmiştir.
    • Hamas’ın terör örgütü olarak çerçevelenmesi Batı’nın Filistin direniş hareketlerine karşı daha sert önlemler almasını sağlamıştır.
    • Antisemitizm söylemi Batı’daki İsrail politikalarına yönelik eleştirilerin sınırlanmasına yol açmıştır.
  • Medya Sansürü ve Oto-Sansür Mekanizmaları
    • Batılı gazeteciler ve medya kuruluşları İsrail karşıtı söylemlere yer vermekten kaçınarak oto-sansür uygulamaktadır.
    • Filistin yanlısı haberler çoğu zaman “tarafsızlık” adı altında daha az görünür hale getirilmekte ya da tamamen sansürlenmektedir.
    • İsrail yanlısı lobiler medya üzerinde baskı kurarak eleştirel içeriklerin yayımlanmasını engellemek için sistematik kampanyalar yürütmektedir.

3. İsrail’in Algı Yönetimine Karşı Alternatif Anlatılar

İsrail’in propagandalarına karşı geliştirilen alternatif anlatılar, özellikle bağımsız gazetecilik ve aktivizm aracılığıyla güç kazanmaktadır.

  • Bağımsız Medya ve Alternatif Haber Kaynakları
    • Al Jazeera, Middle East Eye ve The Intercept gibi kuruluşlar İsrail’in anlatısına alternatif bakış açıları sunmaktadır.
    • Sosyal medya aktivizmi geleneksel medyanın sansürlediği bilgileri yaymak için güçlü bir araç haline gelmiştir.
  • Hukuki ve Akademik Çalışmalar
    • İsrail’in işlediği insan hakları ihlallerini belgeleyen raporlar (örneğin, Human Rights Watch ve Amnesty International raporları) uluslararası kamuoyunda farkındalığı artırmaktadır.
    • Filistinli akademisyenler ve araştırmacılar İsrail’in manipülatif söylemlerine karşı bilimsel çalışmalar yürütmektedir.

Algı Yönetimi ve Gerçeklik Mücadelesi

İsrail’in propaganda söylemleri uluslararası kamuoyunu yönlendirmek ve işgal politikalarını meşrulaştırmak için sistematik olarak kullanılmaktadır. Ancak bağımsız medya, akademik araştırmalar ve dijital aktivizm bu manipülasyonlara karşı alternatif bir anlatı inşa etme potansiyeline sahiptir.