Hasbara'nın Kültürel ve Akademik Hegemonyası
İsrail’in Filistin meselesini kendi lehine
şekillendirmek için yalnızca medya ve dijital propaganda araçlarını
kullanmadığı, aynı zamanda kültürel ve akademik alanlarda da hegemonya kurarak
Filistin anlatısını sistematik bir şekilde silmeye çalıştığı görülmektedir.
İsrail, uluslararası akademik çevrelerde, kültürel organizasyonlarda ve sanat
dünyasında kendisini destekleyen bir algı yaratırken, Filistin’in tarihini,
kimliğini ve direnişini marjinalize etmek için çeşitli mekanizmalar
kullanmaktadır.
1. İsrail’in Akademik Hegemonyası ve Filistin’in
Bilimsel Alandan Dışlanması
İsrail, dünya çapında akademik kurumlarla güçlü
bağlar kurarak kendi anlatısını meşrulaştırmayı ve Filistin tarihini akademik
alanın dışına itmeye çalışmaktadır.
1.1. İsrail Yanlısı Akademik Çalışmalar ve
Üniversiteler Aracılığıyla Algı Yönetimi
İsrail, Batı’daki birçok prestijli üniversiteyle
akademik iş birlikleri yaparak, Filistin meselesini kendi bakış açısına göre
şekillendirmektedir. İsrail yanlısı düşünce kuruluşları ve akademik
araştırmalar Batı’da politika yapıcılar ve medya kuruluşları tarafından
referans alınarak Filistin’in direnişini kriminalize eden bir akademik zemin
oluşturmaktadır.
- Tel Aviv Üniversitesi ve Hebrew University gibi İsrail’in önde gelen
akademik kurumları Batılı üniversitelerle yoğun iş birlikleri yaparak
İsrail’in anlatısını akademik literatüre entegre etmektedir.
- İsrail yanlısı düşünce kuruluşları (örneğin Washington Institute for
Near East Policy ve BESA Center) akademik araştırmaları manipüle ederek
İsrail’in politikalarını meşrulaştıran çalışmalar üretmektedir.
- İsrail’in Batı üniversitelerine verdiği fonlar, akademik çalışmaların
İsrail karşıtı bir söylem benimsemesini zorlaştırmakta, hatta bu tür
araştırmaların yapılmasını engellemektedir.
1.2. Filistin’in Akademik Alandan Silinmesi ve
Akademisyenlere Yönelik Baskılar
İsrail, Filistinli akademisyenleri ve İsrail’i
eleştiren Batılı akademisyenleri baskı altına almak için sistematik bir
politika izlemektedir.
- Filistinli akademisyenlerin yurtdışına çıkışları İsrail tarafından
engellenmekte, uluslararası akademik konferanslara katılımları
kısıtlanmaktadır.
- İsrail, Filistin üniversitelerine yönelik sürekli baskılar
uygulamakta, özellikle Gazze’deki akademik kurumları hedef almaktadır.
- İsrail’i eleştiren Batılı akademisyenler “antisemitizm” suçlamasıyla
kariyerlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. Örneğin, ABD ve
Avrupa’da Filistin yanlısı akademisyenler, İsrail lobilerinin baskılarıyla
üniversitelerinden uzaklaştırılmıştır.
- Filistin çalışmaları üzerine yazılan akademik makaleler ve kitaplar,
Batılı yayınevleri tarafından sansüre uğramakta veya yayın süreçlerinde
geciktirilmektedir.
2. İsrail’in Kültürel Hegemonyası ve Filistin
Anlatısının Marjinalleştirilmesi
İsrail, sanat, edebiyat, sinema ve kültürel
organizasyonlar aracılığıyla Filistin’in tarihini ve kimliğini manipüle ederek,
Filistin’in yok sayıldığı bir anlatı oluşturmaya çalışmaktadır.
2.1. Kültürel Organizasyonlarda İsrail’in
Anlatısının Yayılması
İsrail, uluslararası kültürel etkinliklerde
kendisini Batı dünyasının bir parçası olarak sunarken Filistin’in varlığını
görmezden gelmektedir.
- Film festivalleri, sanat bienalleri ve edebiyat etkinliklerinde
İsrail, kültürel bir aktör olarak ön plana çıkarılırken Filistinli
sanatçılar marjinalleştirilmektedir.
- İsrail hükümeti Filistin’i temsil eden sanat ve kültür projelerinin
fon almasını engellemek için lobi faaliyetleri yürütmektedir.
- İsrail, kültürel iş birlikleri aracılığıyla Batılı sanatçıları ve
entelektüelleri etkilemeye çalışarak Filistin karşıtı bir kültürel
hegemonya inşa etmektedir.
Örneğin, Cannes ve Venedik Film Festivalleri gibi
büyük etkinliklerde İsrail filmleri “özgürlükçü ve demokratik” olarak
sunulurken Filistin sineması genellikle politik bir “sorun” olarak
çerçevelenir.
2.2. Filistin Kültürel Mirasının Yok Edilmesi ve
İsrail’in Kültürel Hırsızlığı
İsrail, Filistin kültürel mirasını sistematik bir
şekilde silmeye çalışarak, bölgedeki tarihsel anlatıyı manipüle etmektedir.
- Filistin mutfağı, kıyafetleri ve halk müziği İsrail kültürü olarak
tanıtılmaktadır. Falafel, humus ve zahter gibi Filistin’e özgü kültürel
ögeler İsrail’in ulusal kimliğinin bir parçası gibi pazarlanmaktadır.
- İsrail, Filistin’in tarihi eserlerini yağmalamakta ve müzelerinde
İsrail tarihinin bir parçası olarak sergilemektedir. İşgal altındaki Kudüs
ve Batı Şeria’da birçok Filistinli tarihi yapı İsrail’in kültürel mirası
gibi tanıtılmaktadır.
Bu kültürel hegemonya, Filistin’in tarihini ve
kimliğini silmek için bilinçli bir politik çabanın sonucudur.
3. İsrail’in Akademik ve Kültürel Hegemonyasına
Karşı Alternatif Direniş Yöntemleri
Filistinli akademisyenler, sanatçılar ve
aktivistler, İsrail’in kültürel ve akademik alandaki manipülasyonlarına karşı
çeşitli stratejiler geliştirmektedir.
- Akademik Boykot Hareketleri
- Boycott, Divestment, Sanctions (BDS) Hareketi, İsrail ile akademik ve
kültürel iş birliklerinin sonlandırılmasını savunarak önemli bir kampanya
yürütmektedir.
- Dünya çapında birçok üniversite, İsrail ile akademik iş birliklerini
kesme kararı almıştır.
- Filistin Kültürünü ve Akademisini Güçlendiren Alternatif Platformlar
- Filistinli sanatçılar, İsrail’in kültürel anlatısını kırmak için
bağımsız film yapımları, dijital sanat projeleri ve kültürel girişimler yürütmektedir.
- Edward Said’in çalışmaları Filistin’in akademik ve entelektüel alanda
güçlü bir direniş noktası olarak kabul edilmektedir.
Bu alternatif stratejiler, İsrail’in kültürel ve
akademik hegemonya kurma çabalarına karşı güçlü bir karşı duruş oluşturmaktadır.
Kültürel ve Akademik Direnişin Önemi
İsrail, akademi ve kültürel alanları kullanarak
Filistin anlatısını silmeye çalışırken Filistinli akademisyenler, sanatçılar ve
aktivistler bu çarpıtmaya karşı güçlü bir direnç göstermektedir. Alternatif medya,
bağımsız sanat projeleri ve akademik boykot hareketleri, İsrail’in kültürel ve
akademik propagandasına karşı etkili bir mücadele alanı oluşturmaktadır.