Afrika ve İsrail: Tarihi İlişkilerden Güncel Çatışmalara
Ortadoğu ve Afrika’nın tarihsel bağları, coğrafi
yakınlık kadar siyasi, kültürel ve ekonomik etkileşimlerle de şekillenmiştir.
Bu bağlamda İsrail’in Afrika kıtasındaki varlığı ve etkisi, uzun yıllardır
tartışma konusu olmuştur. Siyasi arenada İsrail, Afrika’da diplomatik
ilişkilerini genişletmeye çalışırken; Afrika halkları, tarihsel bağımsızlık
mücadelelerinden gelen duyarlılıklarıyla Filistin meselesine desteklerini
sürdürmektedir. Özellikle Gazze’ye yönelik son saldırılar bu ilişkilerde yeni
bir kırılma noktası yaratmış, İsrail-Afrika etkileşimlerini daha karmaşık hale
getirmiştir.
Tarihsel Arka Plan ve İsrail-Afrika İlişkileri
İsrail’in Afrika ile ilişkileri 1950’li yıllarda
başlamış ve kıtada bağımsızlık mücadeleleri veren ülkelerle dayanışma temelinde
gelişmiştir. İsrail bu dönemde tarım ve sağlık gibi alanlarda teknik destek
sağlayarak Afrika’da bir yumuşak güç stratejisi oluşturmayı hedeflemiştir.
Ancak 1960’larda bağımsızlıklarını kazanan birçok Afrika ülkesi Arap dünyasının
etkisiyle İsrail’e karşı mesafeli bir tutum sergilemiştir.
1973 Yom Kippur Savaşı sonrası Afrika ülkelerinin
büyük çoğunluğu İsrail ile diplomatik ilişkilerini kesmiş ve Filistin davasına
desteklerini artırmıştır. Bu süreçte İsrail’in kıtadaki etkisi ciddi şekilde
azalmış ancak 1990’lardan itibaren yeniden diplomatik girişimlerle Afrika’ya
yaklaşmaya çalışmıştır. Bugün Kenya, Etiyopya ve Uganda gibi ülkeler İsrail’in
kıtadaki en önemli stratejik ortakları arasında yer almaktadır.
İsrail’in Afrika’daki Yumuşak Güç ve Ekonomik
Politikaları
İsrail, kıtadaki etkisini artırmak için tarım, su
yönetimi ve teknoloji alanlarında Afrika ülkelerine çeşitli yardımlar
sağlamaktadır. Sulama teknolojileri ve modern tarım uygulamaları, İsrail’in
Afrika ülkelerindeki en önemli yumuşak güç araçlarından biridir. Ayrıca sağlık
ve eğitim projeleriyle kamu diplomasisini güçlendirmeye çalışmaktadır.
Ekonomik anlamda ise İsrail, Afrika’ya yönelik
yatırımlarını artırarak kıtanın tarım, madencilik ve teknoloji sektörlerinde
aktif bir rol üstlenmiştir. İsrail sermayesi, özellikle alt yapı projelerinde
ve değerli madenlerin çıkarılmasında etkili bir konumda bulunmaktadır. Ancak bu
yatırımların genişlemesi, Filistin meselesi nedeniyle oluşan toplumsal tepkiyle
sınırlı kalmaktadır.
Güncel Askeri ve Güvenlik İşbirlikleri
İsrail’in Afrika’daki bir diğer önemli stratejisi
kıtadaki ülkelerle askeri ve güvenlik işbirliklerini güçlendirmektir. Nijerya,
Kenya ve Güney Sudan gibi ülkeler İsrail’den silah ve güvenlik donanımı tedarik
etmekte; terörle mücadele konusunda teknik destek almaktadır. Ayrıca İsrail
Afrika’daki güvenlik güçlerine eğitim programları düzenleyerek kıtadaki askeri
varlığını pekiştirmektedir.
Ancak bu işbirlikleri İsrail’in Gazze saldırıları
nedeniyle Afrika kamuoyunda tepki toplamasına engel olamamaktadır. Filistin
halkına duyulan destek Afrika ülkelerinde İsrail’in güvenlik ve askeri
politikalarına karşı eleştirilerin artmasına yol açmaktadır.
Gazze Saldırılarının Afrika’daki Yankıları
Gazze’ye yönelik İsrail saldırıları Afrika’da
geniş bir tepkiyle karşılanmıştır. Cezayir, Güney Afrika ve Nijerya gibi
ülkeler İsrail’in saldırgan tutumunu kınayarak Filistin halkına destek
açıklamaları yapmıştır. Afrika Birliği, Gazze’deki insan hakları ihlallerine
dikkat çeken açıklamalarda bulunmuş; birçok sivil toplum kuruluşu Gazze’ye
yönelik yardım kampanyaları başlatmıştır.
Bu tepkiler, Afrika halklarının tarihsel
bağımsızlık mücadelelerinden gelen sömürgecilik karşıtı duruşlarıyla
örtüşmektedir. Filistin davası, Afrika kamuoyunda adalet, özgürlük ve insan
hakları temelinde güçlü bir destek bulmaya devam etmektedir.
Afrika’nın İsrail ile Gelecekteki İlişkileri
Afrika ile İsrail arasındaki ilişkiler, ticaret
ve güvenlik alanlarında işbirlikleri üzerinden ilerlese de Filistin meselesi bu
ilişkilerde önemli bir engel oluşturmaktadır. İsrail’in Gazze’deki
politikaları,Afrika ülkelerini diplomatik düzeyde İsrail’e mesafeli bir tutum
almaya itmektedir. Özellikle Gazze saldırıları sonrası İsrail’in kıtadaki diplomatik
çabalarının karşılık bulması daha zor hale gelmiştir.
Afrika ülkelerinin İsrail’e karşı tutumları,
ülkeden ülkeye değişiklik gösterse de genel eğilim, Filistin’e destekten yana
olmaktadır. Bu durum, İsrail’in kıtadaki yumuşak güç stratejisini zayıflatabilir
ve Afrika ile İsrail arasındaki ilişkilerin geleceğinde belirsizlik
yaratabilir.
Sonuç
Afrika ile İsrail arasındaki ilişkiler, tarihsel,
diplomatik ve ticari boyutlarıyla oldukça karmaşıktır. İsrail, kıtadaki
etkisini artırmak için ekonomik ve askeri işbirliklerine odaklanırken; Afrika
halkları Filistin meselesine olan bağlılıklarını sürdürmektedir. Gazze’ye
yönelik saldırılar, Afrika’da İsrail’e yönelik eleştirileri artırmış ve
Filistin davasına verilen desteği güçlendirmiştir.
Afrika’nın İsrail ile ilişkilerinde ortak çıkar
alanları mevcut olsa da çatışma noktaları daha belirgin bir şekilde öne
çıkmaktadır. İsrail’in Gazze’deki politikalarını değiştirmemesi durumunda
kıtadaki diplomatik varlığını sürdürmesi giderek zorlaşabilir. Filistin davası,
Afrika halkları ve devletleri nezdinde önemli bir değer olmaya devam edecek ve
bu durum İsrail’in Afrika’daki geleceğini belirlemede kritik bir rol
oynayacaktır.