03 Ocak 2025

​Afrika ve İsrail: Tarihi İlişkilerden Güncel Çatışmalara

Ortadoğu ve Afrika’nın tarihsel bağları, coğrafi yakınlık kadar siyasi, kültürel ve ekonomik etkileşimlerle de şekillenmiştir. Bu bağlamda İsrail’in Afrika kıtasındaki varlığı ve etkisi, uzun yıllardır tartışma konusu olmuştur. Siyasi arenada İsrail, Afrika’da diplomatik ilişkilerini genişletmeye çalışırken; Afrika halkları, tarihsel bağımsızlık mücadelelerinden gelen duyarlılıklarıyla Filistin meselesine desteklerini sürdürmektedir. Özellikle Gazze’ye yönelik son saldırılar bu ilişkilerde yeni bir kırılma noktası yaratmış, İsrail-Afrika etkileşimlerini daha karmaşık hale getirmiştir.

Tarihsel Arka Plan ve İsrail-Afrika İlişkileri

İsrail’in Afrika ile ilişkileri 1950’li yıllarda başlamış ve kıtada bağımsızlık mücadeleleri veren ülkelerle dayanışma temelinde gelişmiştir. İsrail bu dönemde tarım ve sağlık gibi alanlarda teknik destek sağlayarak Afrika’da bir yumuşak güç stratejisi oluşturmayı hedeflemiştir. Ancak 1960’larda bağımsızlıklarını kazanan birçok Afrika ülkesi Arap dünyasının etkisiyle İsrail’e karşı mesafeli bir tutum sergilemiştir.

1973 Yom Kippur Savaşı sonrası Afrika ülkelerinin büyük çoğunluğu İsrail ile diplomatik ilişkilerini kesmiş ve Filistin davasına desteklerini artırmıştır. Bu süreçte İsrail’in kıtadaki etkisi ciddi şekilde azalmış ancak 1990’lardan itibaren yeniden diplomatik girişimlerle Afrika’ya yaklaşmaya çalışmıştır. Bugün Kenya, Etiyopya ve Uganda gibi ülkeler İsrail’in kıtadaki en önemli stratejik ortakları arasında yer almaktadır.

İsrail’in Afrika’daki Yumuşak Güç ve Ekonomik Politikaları

İsrail, kıtadaki etkisini artırmak için tarım, su yönetimi ve teknoloji alanlarında Afrika ülkelerine çeşitli yardımlar sağlamaktadır. Sulama teknolojileri ve modern tarım uygulamaları, İsrail’in Afrika ülkelerindeki en önemli yumuşak güç araçlarından biridir. Ayrıca sağlık ve eğitim projeleriyle kamu diplomasisini güçlendirmeye çalışmaktadır.

Ekonomik anlamda ise İsrail, Afrika’ya yönelik yatırımlarını artırarak kıtanın tarım, madencilik ve teknoloji sektörlerinde aktif bir rol üstlenmiştir. İsrail sermayesi, özellikle alt yapı projelerinde ve değerli madenlerin çıkarılmasında etkili bir konumda bulunmaktadır. Ancak bu yatırımların genişlemesi, Filistin meselesi nedeniyle oluşan toplumsal tepkiyle sınırlı kalmaktadır.

Güncel Askeri ve Güvenlik İşbirlikleri

İsrail’in Afrika’daki bir diğer önemli stratejisi kıtadaki ülkelerle askeri ve güvenlik işbirliklerini güçlendirmektir. Nijerya, Kenya ve Güney Sudan gibi ülkeler İsrail’den silah ve güvenlik donanımı tedarik etmekte; terörle mücadele konusunda teknik destek almaktadır. Ayrıca İsrail Afrika’daki güvenlik güçlerine eğitim programları düzenleyerek kıtadaki askeri varlığını pekiştirmektedir.

Ancak bu işbirlikleri İsrail’in Gazze saldırıları nedeniyle Afrika kamuoyunda tepki toplamasına engel olamamaktadır. Filistin halkına duyulan destek Afrika ülkelerinde İsrail’in güvenlik ve askeri politikalarına karşı eleştirilerin artmasına yol açmaktadır.

Gazze Saldırılarının Afrika’daki Yankıları

Gazze’ye yönelik İsrail saldırıları Afrika’da geniş bir tepkiyle karşılanmıştır. Cezayir, Güney Afrika ve Nijerya gibi ülkeler İsrail’in saldırgan tutumunu kınayarak Filistin halkına destek açıklamaları yapmıştır. Afrika Birliği, Gazze’deki insan hakları ihlallerine dikkat çeken açıklamalarda bulunmuş; birçok sivil toplum kuruluşu Gazze’ye yönelik yardım kampanyaları başlatmıştır.

Bu tepkiler, Afrika halklarının tarihsel bağımsızlık mücadelelerinden gelen sömürgecilik karşıtı duruşlarıyla örtüşmektedir. Filistin davası, Afrika kamuoyunda adalet, özgürlük ve insan hakları temelinde güçlü bir destek bulmaya devam etmektedir.

Afrika’nın İsrail ile Gelecekteki İlişkileri

Afrika ile İsrail arasındaki ilişkiler, ticaret ve güvenlik alanlarında işbirlikleri üzerinden ilerlese de Filistin meselesi bu ilişkilerde önemli bir engel oluşturmaktadır. İsrail’in Gazze’deki politikaları,Afrika ülkelerini diplomatik düzeyde İsrail’e mesafeli bir tutum almaya itmektedir. Özellikle Gazze saldırıları sonrası İsrail’in kıtadaki diplomatik çabalarının karşılık bulması daha zor hale gelmiştir.

Afrika ülkelerinin İsrail’e karşı tutumları, ülkeden ülkeye değişiklik gösterse de genel eğilim, Filistin’e destekten yana olmaktadır. Bu durum, İsrail’in kıtadaki yumuşak güç stratejisini zayıflatabilir ve Afrika ile İsrail arasındaki ilişkilerin geleceğinde belirsizlik yaratabilir.

Sonuç

Afrika ile İsrail arasındaki ilişkiler, tarihsel, diplomatik ve ticari boyutlarıyla oldukça karmaşıktır. İsrail, kıtadaki etkisini artırmak için ekonomik ve askeri işbirliklerine odaklanırken; Afrika halkları Filistin meselesine olan bağlılıklarını sürdürmektedir. Gazze’ye yönelik saldırılar, Afrika’da İsrail’e yönelik eleştirileri artırmış ve Filistin davasına verilen desteği güçlendirmiştir.

Afrika’nın İsrail ile ilişkilerinde ortak çıkar alanları mevcut olsa da çatışma noktaları daha belirgin bir şekilde öne çıkmaktadır. İsrail’in Gazze’deki politikalarını değiştirmemesi durumunda kıtadaki diplomatik varlığını sürdürmesi giderek zorlaşabilir. Filistin davası, Afrika halkları ve devletleri nezdinde önemli bir değer olmaya devam edecek ve bu durum İsrail’in Afrika’daki geleceğini belirlemede kritik bir rol oynayacaktır.