08 Aralık 2024

​ Avrupa saraylarında bir Osmanlı casusu- Sicilyalı Mehmed Ağa (6)

 

Sicilyalı Mehmed Ağa'nın 45 yıl boyunca başta Fransa sarayı olmak üzere Avrupa'nın değişik saraylarında hafiyelik faaliyetleri yaptığından daha önceden bahsetmiş ve yazdığı mektupların ölümünden çok sonra Fransa'da yaşadığı evin yıkılması esnasında döşeme altlarından ve duvar içlerinden tomarlar halinde çıkınca bulunan bu belgelerin de Fransızlar tarafından tercüme ettirilmesiyle kitap haline geldiğine değinmiştik. Mektuplarda yer yer olan anlam kaymaları Mehmed Ağa tarafından kaleme alınan eski Türkçe metinlerin önce Fransızcaya oradan da İngilizceye çevrildikten sonra bizim tarafımızdan tekrardan günümüz Türkçesine çevrilmesinde oluşan hatalardan kaynaklanmaktadır. Bu mektuplardan örnekler sunmaya kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Onuncu Mektup

Kaymakam'a.

 Saraydan bana gönderilen ilk mektubu senin elinden aldım ve bunu, bu kafirlerin aylarına göre yılın başında aldım. Sana iki şey yazmamı ve üç şey yapmamı emrediyorsun. Önce bu kralın yaşını ve sağlıklı olup olmadığını; sonra da kraliçenin çocuk sahibi olabileceğine dair bir umut var mı yok mu onu sormaktasın. Ayrıca padişah efendimize kralın, Richlieu kardinalinin ve Condé prensinin en büyük oğlunun resimlerini göndermemi istiyorsunuz.

 Yeri dünyanın bütün tahtlarının üstünde olan sarayımızın gücünün başlıca destekçilerinden biri olduğunuza göre, emirleri kanun gibi olan veziriazamdan sonra, Osmanlıların kutlu padişahının vekili ve en birinci hizmetlisi olduğunuza göre, bana emrettiğiniz şeyi yapmalıyım.

O halde size söyleyeyim, bu kralı (13. Lui ) üç kez gördüm ne çehresinden ne saçından ne de şeklinden henüz yaşlı olduğu anlaşılıyor; Doğum gününü bilmeseydik, yaşını tahmin etmek o kadar kolay olmazdı; ama bu kralın, Hıristiyanların tarzına göre 1601 yılının dokuzuncu Ayının 27'sinde doğduğu herkes tarafından bilinmektedir.

Bununla birlikte krallığına henüz bir varis vermediği için solan bir çiçek gibi görünen bu hükümdarın yaşını artık hesaplayabilirsiniz; ayrıca, kırka yaklaşan yaşı, genç bir adamınkini aşar ve çok az kralın ihtiyarlığa ulaştığı bilinmektedir.

Kraliçe eğer çocuk sahibi olabileceğini kanıtlarsa ve bu yirmi üç yıllık kısırlıktan sonra gerçekleşirse, bu kadar uzun sürede olgunlaşan bir meyvenin Avrupa müneccimlerine bol miktarda akıl yürütme konusu vereceği kesindir. Kendi adıma, bu kralın, bu eşini reddedip başka biriyle evlenmedikçe baba olamayacağını düşünüyorum.

 Kilise bu kısırlığın nedenini araştırmaya izin vermiyor. Böylece, yasal evlilikten doğmayan mirasçıları kendilerine vermeyi suç sayan Roma kanunlarına tabi olan Hıristiyan kralların zayıflığını görüyorsunuz. Her ne kadar sık sık böyle bir durumla karşılaşılsa da, böyle durumlarda her zaman kaçınılmaz olan anlaşmazlıklar ve iç savaşlar nedeniyle krallıklar yıkıma maruz kalmaktadır.

Osmanlı İmparatorluğu'nun ihtişamını her zaman korumuş olan yüce Allah, kâfirleri bu hatalar içinde bırakmıştır; öyle ki, İlahi kudretin intikamcısı olan azametli hükümdarımıza, kölesi olan tüm krallarınkinden daha üstün bir yücelik verebilsin ve aynı zamanda onu dünyadaki tüm azizlerden daha kutsal kılsın. Bize şeri olarak sahip olabileceğimiz kadar çok eşten halef olabilecek çocuklarımız olmasına izin verdi; Gerçek müminlerin çocukları her zaman meşrudur.

 Naçizane özür dilerim; kendinde hikmet olan ve kanunun ya da devletin sırlarını bilen seninle konuştuğumu unutmuşum. Sizden aldığım emirler uyarınca kralın, Conde prensinin oğlunun ve kardinal Richlieu'nun resimlerini Viyana'daki Karga’ya göndereceğim, o da ve çok kısa bir süre zarfında size gönderilecektir. Keşke size bu adamların kendilerini de gönderebilseydim; böylece aniden ateş ve kana bulanmış olacak olan bu krallığı bir vuruşta silahsızlandırmış olurum.

Giydiğim kıyafet ve yaşadığım tarz bana şimdiden birçok dost kazandırdı. Haftada bir kez saraya gitme olanağı buluyorum. Kılık kıyafetim beni kocaların kıskançlıklarına karşı koruyor. Bazıları beni bilge bir adam sanıyor ve benim yanımda siyaset ve devlet işleri hakkında güvenle konuşuyorlar; ayrıca hizmetimde bana yararlı olabilecek her şeyi kullanmayı da ihmal etmiyorum. Böylece, hiç hoşlanmadığım bir şeyi yapmakla, arzu ettiğim her şeyi başarmış oluyorum ve sana inancım üzerine temin ederim ki, eğer beni korumaya ve yardım etmeye devam edersen ve bana nasihatler verirsen, harikulade bir şeyler yapacağıma inanıyorum.

 

Yüce Allah'a yalvarıyorum ki bedenine sürekli sağlık versin ve ruhunu yeryüzünde ve cennette kutsanmışların mutluluğuna kavuştursun.

Paris, 1638 yılının 1. ayı 1. günü